4 Haziran 2026, Perşembe
Öykü

Kırmızı Bisiklet

11 Nisan 2026 0 Yorum

Ahmet Bey her sabah aynı saatte çıkardı evden. Saat yedide, ne bir dakika erken ne bir dakika geç. Elinde gazete, cebinde bozuk paralar, ayağında her mevsim giydiği kahverengi ayakkabılar. Mahallenin saati gibiydi; onu gören çocuklar okula geç kalmadıklarını anlardı.

O sabah her şey farklıydı ama. Kapıyı açtığında, bahçe kapısının önünde kırmızı bir bisiklet duruyordu. Eski model, biraz paslı, ama kırmızısı hâlâ canlı. Gidonunda beyaz bir kart asılıydı:

“Bazı yolculuklar için asla geç değildir.”

Ahmet Bey kartı çevirdi, arkasında hiçbir şey yoktu. Etrafına bakındı; sokak her zamanki gibi sessizdi. Kediler güneşleniyordu, güvercinler ekmek kırıntılarının peşindeydi.

Elli yıldı bu mahallede yaşıyordu. Elli yıldır aynı yollardan yürüyordu. Ama şimdi, bu kırmızı bisikletin başında dururken, içinde çoktan unuttuğu bir şey kıpırdadı. Sekiz yaşındaki Ahmet, babasının söz verip de alamadığı bisikleti hatırladı birden.

Gazetesini katladı, cebine koydu. Bisikletin selesine dokundu — güneşten ılıkmış. Sonra, elli yıldır yapmadığı bir şey yaptı: güldü. Öyle içten, öyle derin ki, karşı komşunun kedisi bile şaşırıp kafasını kaldırdı.

Ve Ahmet Bey, hayatında ilk kez, saat yedide değil, saat yedi buçukta çıktı evden. Bu sefer yürümüyordu. Pedal çeviriyordu.

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir