4 Haziran 2026, Perşembe
Öykü

Terzi ve Zaman

11 Nisan 2026 0 Yorum

Nişantaşı nın arka sokaklarından birinde, kimsenin bilmediği bir terzi dükkânı vardı. Tabelası yoktu, vitrini yoktu. Sadece yeşil bir kapı ve üzerinde küçük bir zil. Ama bu terziyi bilenler, dünyanın her yerinden gelirdi.

Rahmi Usta sadece elbise dikmezdi. Zamanı dikerdi.

Evet, doğru okudunuz. Rahmi Usta nın elbiseleri, giyeni zamanda yolculuğa çıkarırdı. Nasıl mı? Kimse tam olarak açıklayamıyordu. Ama bir palto giyerdiniz ve birden kendinizi 1940 ların İstanbul unda bulurdunuz. Bir elbise giyerdiniz ve 1920 lerin Paris i canlı canlı karşınızda beliriverirdi.

“Sihir değil,” derdi Rahmi Usta, gözlüğünün üzerinden bakarak. “Kumaş hafızadır. Her iplik bir anı taşır. Ben sadece doğru iplikleri doğru sırayla bir araya getiriyorum.”

Bir gün genç bir kadın geldi dükkâna. “Annemin gelinliğini onarmanızı istiyorum,” dedi. Elindeki bohçayı açtı. İçinden sararmış, yıpranmış bir gelinlik çıktı.

Rahmi Usta gelinliğe uzun uzun baktı. Kumaşa dokundu, gözlerini kapadı. “Bu gelinlik 1958 de dikilmiş,” dedi. “Dikeni tanıyorum. Benim ustamın ustasıydı.”

İki hafta sonra gelinlik hazırdı. Genç kadın giydiğinde, gözleri doldu. “Annemin parfümünü kokluyorum,” dedi fısıltıyla. “Nasıl olur?”

Rahmi Usta gülümsedi. “Söylemiştim ya,” dedi. “Kumaş hafızadır.”

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir